Lohusalık Dönemi

0
223

Lohusalık Dönemi Nedir?

Doğumun son aşamasında plasentanın atılışından başlayarak, hamilelik sebebiyle değişen üreme sisteminin normal hale gelmesine dek süren 6 haftalık zamana lohusalık dönemi denir.
Bu dönem halk arasında 40 gün olarak da bilinir.

Bu dönem, mutluluk verici olduğu kadar strese ve zor bir dönemdir.Lohusalık döneminde fiziksel ve duygusal rahatsızlıklar görülebilir. Bu nedenle lohusalık döneminde annenin bakımına özen gösterilmelidir.

Lohusalık Döneminin Fizyolojik Etkileri

Lohusalık döneminde bedensel birçok değişiklik meydana gelir:

* Rahim kendini toparlayarak iki hafta içinde eski haline dönmeye başlar

* Süt salgılanması başlar ve memelerde dolgunluk ve ağrı hissedilir.

*Gebelikte artmış olan vücut sıvısı ter ve İdrarla atılarak 10 gün içinde normale döner

* Vücut toparlanma sürecine girdiği için 38 dereceye kadar ulaşan ısı artışı görülebilir. Ancak 38 derecenin üzerindeki artış enfeksiyon belirtisi olabilir. Bu dönemde ateşle beraber vajinal kanama artışı ve kasıklarda şiddetli ağrı görülürse lohusalık Humması olabilir. Buna halk arasında Al basması da denir. Yüksek ateşin etkisiyle lohusa hayaller görebilir. Bu durumda hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekmektedir.

* Lohusa ilk 24 saat içinde idrar yapmakta zorlanabilir.

* Gebelikte yavaş çalışan mide ve bağırsaklar nedeniyle oluşan kabızlık doğumdan sonra da bir süre devam edebilir.

Lohusalık Döneminin Psikolojik Etkileri

Birçok anne baba hamilelik ve doğumla beraber meydana gelen fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişimlere rahatlıkla uyum sağlarken annelerin bir kısmı da ruhsal problemler yaşanabilir. Bunlardan biri doğum sonrası annelik hüznüdür. Annelerin yüzde 50 -80 ninde doğumdan sonra 1-10. günlerde görülen değişken duygu durumu, ağlama nöbetleri, sinirlilik, dikkatini toplama güçlüğü, kaygı, kayıp ve keder duyguları, uykusuzluk veya huzursuzluk gibi süresi iki haftayı aşmayan hafif bulgularla seyreden ve sıklıkla tedavi gerektirmeyen ve kendiliğinden düzelen bir durumdur. Destek, güvence verme gibi psikolojik destek almak/sağlamak yararlı olacaktır

Bir diğer durum ise doğum sonrası depresyondur. Lohusalıkta depresyon yüzde 10 ile 20 arasında görülür ve tedavi gerekir. Doğum sonrası annelik hüznü bulguları ile birlikte aşırı halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, suçluluk duyguları, umutsuzluk, çaresizlik ve uykusuzluk gibi ek yakınmalar vardır. Doğumdan sonra birkaç hafta içinde başlar, bir kaç ay devam eder. Doğum sonrası depresyonu nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genel olarak doğum sonrası dönemde ortaya çıkan hormonal ve fizyolojik değişiklikler ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Erişkin ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı tarafından annenin değerlendirilmesini ve uygun tedaviyi gerektirir. Yakın çevrenin anneye verdiği destek depresyonda büyük önem taşımaktadır.

Lohusalıkta Dikkat Edilmesi Gerekenler

Doğum sonrası eve dönen kadın doğum şekli ne olursa olsun mümkün olduğu kadar dinlenmelidir. Fakat bu dinlenme sürekli yatarak olmamalıdır. Lohusa kadının dikkat etmesi gereken önemli noktaları şu şekilde açıklayabiliriz:

* Meme ve cinsel organ temizliğinde kullanılan pamuk ya da gazlı bez evin temizliğinden emin olunmalıdır.

* Tuvaletten sonra temizlik önden arkaya doğru yani önce cinsel organ sonra makat bölgesi temiz su ile yıkanarak yapılmalıdır.

* Lohusalık döneminde cinsel ilişkiye girilmemelidir.

* Doğum yapan kadın dikişlerin olduğu bölgeye dikkat etmeli temizliğe ve pansumanları özen gösterilmelidir. Dikişlerin üzerine baskı uygulanmamalıdır.

* Loğusalık döneminde pamuklu iç çamaşırları ve sıkmayan gibi çıkarması kolay olan giysiler tercih edilmelidir.

*Lohusalıkta karın sargısının çok sıkı olmaması ve kesinlikle korse giymemesi gerekmektedir.

*Vücut ağırlığı doğumdan 6 hafta sonra eski haline dönmeye başlar. Bu süreden sonra doktorun önerisiyle egzersizlere ve diyete başlanabilir.

*Lohusa doktorunun önerdiği zamanda çok sıcak olmayan su ile ayakta duş almalıdır.

* Loğusalık döneminde yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmelidir.

* Loğusalık döneminde yaşanabilecek şikayetlerde mutlaka doktora başvurulmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here